Sokağın anatomisi
50 valilik Meclis'e bilgi verdi: Göç alan illerde sokak çocuğu daha fazla. Çocukları sokağa iten nedenler hep aynı ve çocukların çoğu bağımlı...

50 vali, şehirlerindeki sokak çocuklarının durumunu TBMM komisyonuna bildirdi. Okuma yazma oranının yüksek olduğu Artvin'de sokakta 18 yaşından küçük tek bir çocuk bile yokken, en çok sokak çocuğu İstanbul, Diyarbakır ve Antalya gibi çok göç alan kentlerde tespit edildi.

TBMM Sokak Çocukları Araştırma Komisyonu Başkanı AKP Siirt Milletvekili Öner Ergenç'in valiliklere gönderdiği yazıya 50 ilden gelen yanıtlar, bu konuda sağlıklı veri toplanamadığını da gösterdi.

Sokağa götüren ortak neden belli

Verilere göre çocukların sokağa itilmesinin temel nedenleri aynı: Göç, yoksulluk, eğitim eksikliği, parçalanmış aile ve sosyal güvenlik şemsiyesinden yararlanamama. Çocuklar özellikle göç alan büyük illerde sokakta yaşıyor. Bu çocukların büyük bölümü sigara ve uyuşturucu madde bağımlısı, anne babaları hayatta ve onlara ne devlet kurumları ne sivil toplum örgütleri aracılığı ile ulaşılamıyor. Ayrıca Devlet Bakanı Güldal Akşit'in verdiği rakamlar çok ürkütücü: Türkiye'de 40 bin çocuk sokakta yaşıyor, 635 bin çocuk ise sokağa düşme tehlikesi altında

Bazı illere ilişkin Meclis'e gelen bilgiler şöyle:

Adana: Gençlik ve rehabilitasyon merkezi var, sosyal hizmet uzmanı yetersiz. Madde bağımlısı var, ama hizmet verecek merkez yok. Gençlik ve Rehabilitasyon Merkezi 2 bin 384 kişiye ulaşabildi, 237'si merkezce aileyle ilişki kurma, sağlık, eğitim gibi hizmetlerden faydalandırıldı. Sokakta çalışma veya yaşamanın temel nedenleri göç, parasızlık, eğitimsizlik, parçalanmış aile, sosyal güvenlik olmaması.

Ankara: Sokak Çocukları Merkezi, Valilik ve Emniyet Müdürlüğü koordineli çalıştığı halde sorunları kontrol altına almak zor. En büyük avantaj, sosyal hizmet uzmanlarının fazla olması. Sokak Çocukları Merkezi 2 bin 282 kişiye ulaştı. İstismar edilen 0-18 yaş arası 29 kız, 80 erkek, madde bağımlısı üç kişi aileye teslim edildi. Çocuklar bali, tiner ve uçucuları tercih ediyor. Çocukların çoğu ilköğretim terk. Göç, parasızlık, eğitim eksikliği ve düzensiz aile ilişkileri sokağa gidişin temel nedenleri.

Antalya: İki Sokak Çocukları ve Gençlik Merkezi var. Ülkenin tek gözlemevi de burada. İlkyardım İstasyonu, Sevgi Köyü gibi sosyal hizmet kuruluşları, valinin gayretiyle uygulanan birçok projeyle beraber, emniyet ve jandarma da oldukça hassas. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü OcakTemmuz 2003 arası verilerine göre, merkeze getirilen çocuk sayısı 1497, 59'u tutuklandı, 548'i kuruma, 897'si aileye teslim edildi. Bu çocuklardan 53'ü madde bağımlısı. En büyük göç Güneydoğu'dan. Göç ve parasızlık çocukları sokağa itiyor.

Diyarbakır: 20 bin civarındaki sokak çocuğu kent merkezinde yoğunlaşıyor. Büyük bölümü Muş, Bingöl, Batman ve Siirt gibi çevre illerden. Çocuk ve gençlik merkezlerinde 2001'de 9 bin 523, 2002'de 19 bin 286, 2003'te de 23 bin 872 çocuğa hizmet verildi. Okula devam edip çalışan çocuk sayısı 8 bin 127 erkek, 648'i kız olmak üzere toplam 8 bin 875

Ekonomik sıkıntı, göç, eğitim eksikliği, aile parçalanması veya zayıf aile içi ilişkiler ve sosyal güvenceden yoksun olma, sokağın nedeni

İstanbul: Yeterince sosyal hizmet kuruluşu var. Sokak Çocukları ve Gençlik Merkezi 789 çocuğa ulaştı. Çocukların yüzde 23.1'i dokuz-12, yüzde 54.6'sı 13-15 yaş arasında. Hiç okula gitmeyenler yüzde 21.9, ilkokul terk yüzde 59.5, ilkokul mezunu yüzde 17.8. Yüzde 33.1'i aile içi şiddet, yüzde 27.6'sı aile parçalanması, yüzde 16.3 de çalıştırılma nedeniyle sokakta. Yüzde 38.95'i madde bağımlısı. Yüzde 80'inin anne ve babası hayatta. En çok göç yüzde 26 ile Doğu Anadolu, yüzde 22.3 ile Karadeniz'den.

İstanbul'daki araştırmaya göre sokakta yaşayan çocukların yüzde 72.5'i suça bulaşmış. Sokakta kalma süresi uzadıkça, suça karışma riski artıyor

Sokak madde kullanımını, o da suçu artırıyor Sokakta yaşayan çocukların yüzde 72.5'inin herhangi bir şekilde suça bulaştığı belirlendi. Çocukların yarısından çoğu yanında kesici bir alet ya da tabanca taşıyor, yüzde 25'i de bir çeteye üye. Sokakta yaşayan çocukların suç işleme yaşı ise 12.1. Suç işlemede madde kullanımı çok büyük etken. Doç. Dr. Kültegin Ögel, "Sokakta yaşama süresi arttıkça suç işleme riski artmakta" dedi.

Dördünden biri çete üyesi
Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği, 2003 yılında Caritas Türkiye'nin desteğiyle İstanbul'da sokakta yaşayan 200 çocukla bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, sokakta yaşayan çocukların yüzde 27.5'i herhangi bir suça karışmamış. Sokak çocuklarının yüzde 52.6'sı yanında kesici alet ya da tabanca taşıyor. Her dört çocuktan birinin bir çeteye üye olduğu, yüzde 19.6'sının ise cezaevi ya da ıslahevinde girdiği görülüyor. Araştırmada ulaşılan diğer bulgular ise şöyle:
Madde kullanımı olan çocuklarda olmayanlara göre suç işleme riski üç kat, kesici alet ya da tabanca taşıma riski dört kat, çete üyesi olma riski beş kat, cezaevi ya da ıslahevinde kalma riski ise sekiz kat fazla.
Sokakta yaşayan erkek çocuklarda suç işleme riski kızlara oranla beş kat fazlayken, kesici alet ya da tabanca taşıma riski beş kat, cezaevinde kalma riski ise 1.2 kat yüksek.
Suç işleyen çocukların yüzde 50.4'ü madde etkisinden suç işlediğini belirtiyor. Çocukların madde kullanmadan önce yasal sorun yaşama sıklığı ise sadece yüzde 10.

İlk suç 12 yaşında

Sokakta yaşayan çocukların suç işlemeye başlama yaşları ortalama 12.1. Sokakta yaşamaya başlama yaşı ile madde kullanma yaşı ortalaması ise 12'nin altında.
Madde kullanımı olan çocukların işlediği suç sayısı, madde kullanımı olmayan çocuklara göre daha fazla.
Sokakta yaşayan çocukların en çok işledikleri suç, yüzde 70.3'le hırsızlık. Hırsızlıktan sonra adam yaralama ve gasp geliyor.
Madde kullanımı olan çocuklarda gasp yapma riski, madde kullanmayanlara göre 13 kat, adam yaralama riski ise üç kat fazla.
Ailesinde suç işlemiş olan çocuklarda, suç işleme oranı daha yüksek.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi'nden Doç. Dr. Kültegin Ögel, sonuçları şöyle değerlendirdi:

Dr. Ögel: Suçta tinerin etkisi fazla
"Sokakta yaşayan çocukların bir kısmı hayatta kalmak için suç işlemekte. Bir başka grup ise suça eğilimli ve kriminal. Bu çocuklar sokakta yaşamasa bile suç işleyecek.
Madde kullanımı sokakta yaşamaya başladıktan sonra ortaya çıkıyor. Ardından da suç işleme başlamakta. Bu bulgu bize sokakta yaşamanın doğrudan suç anlamına gelmediğini, sokakta kalma süresi uzadıkça madde kullanımının arttığını, madde kullanımı süresi arttıkça da suç işleme riskinin arttığını gösteriyor. Sonuç olarak sokakta yaşama süresi arttıkça suç işleme riski artmakta.
Suçta tinerin etkisi çok fazla. Bizde tedavi olan bir çocuk, kız arkadaşıyla görüşmek için izin aldı. Geldiğinde tiner kokuyordu. Niye kullandığını sorduğumuzda aldığımız yanıt, 'Kız arkadaşımla buluşmak için para lazımdı. Para çalmak için tiner çektim' oldu.
Sokakta yaşayan ve suça karışan çocukların yüzde 70'i madde bağımlısı. Sokaktaki çocuklar çeteler tarafından kullanılıyor. Çünkü çocukların bir çoğu ceza görmüyor. Suçlu çocuklar için Adalet Bakanlığı'nın ayrı birim oluşturması lazım. Suçlu çocuklarla suç işlemeyenlerin aynı kurumda tedavi görmesi, suç işlemeyenlerin aleyhine oluyor. Suç, çocuklarda kimlik haline gelmeden engellemek lazım."



Ergenlik çağındaki öğrencilerin de suç profili yüksek
Ergenlik çağındaki öğrenciler arasında yapılan bir araştırma da, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. İlk suç işleme yaşının ağırlıklı olarak 13-15 olduğu görülürken, suç işleyenlerin beşte biri, 'ilk suçlarını
7-9 yaşları arasında işlediğini' söyledi.
Yeniden Sağlık ve Eğitim Derneği tarafından, İstanbul'da 'Ergenler Arasında Suç İşleme Riski' konulu araştırma yapıldı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma ve Tedavi Merkezi (ÇEMATEM) uzmanlarından Doç. Dr. Kültegin Ögel'in koordinatörlüğünde gerçekleştirilen araştırmaya, 15-18 yaş grubundaki 3 bin 500 öğrenci katıldı. Sonuçlar şöyle:

13-15 yaş arasına dikkat

Yüzde 14.8'i, hayatları boyunca en az bir kere herhangi bir suç işledi.
İlk suç işleme yaşı ağırlıklı olarak (yüzde 42.6 oranında) 13-15 yaş arasında. Suç işleyen öğrencilerin yüzde 20'si de 'ilk suçlarını 7-9 yaşları arasında işlediklerini' belirtti.
Araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 10.8'i, 'polisle en az bir kere başlarının belaya girdiğini' söyledi. Yüzde 59.1' 'sadece bir defa', yüzde 23'ü 'iki-üç defa', yüzde 4.4'ü '4-5 kez', yüzde 13.5'i ise 'beş defadan fazla' polisle başının belaya girdiğini ifade etti.
'Hayatı boyunca en az bir kere bir şeyler çalan' öğrencilerin oranı yüzde 8.6 çıktı. Bu gençlerin yüzde 41'i 'bir kez', yüzde 29.3'ü 'iki-üç kez', yüzde 9'u 'dört-beş' kez, yüzde 20.7'si de 'beşten fazla kez' bir şeyler çaldı.

Aile de etkili oluyor

Öğrencilerin yüzde 3'ü 'en az bir kez nezarethanede kaldığını' ifade ederken, suç işleyenlerin yüzde 6.7'sinin anne ya da babasının da herhangi bir suç nedeniyle en az bir kere cezaevine girdiği belirlendi.
Erkeklerde 'herhangi bir suç işleme' oranı kızlara göre 2.6 kat, 'polisle başı belaya girme' oranı dört kat, 'bir şey çalma' oranı üç kat, 'ıslahevinde veya cezaevinde kalma' oranı da yaklaşık 6.5 kat fazla çıktı.
Araştırmaya göre, zararlı madde kullananlarda 'polisle başı belaya girme' oranının kullanmayanlara göre 5.43, suç işleme oranının 4.35, herhangi bir şey çalma oranının 2.69, cezaevi ya da ıslahevinde kalma oranının da 13.81 kat fazla olduğu görüldü.

Bingöl: Göç almamasına rağmen sokak çocuğu sayısı fazla. Sorunların temeli parasızlık, eğitimsizlik. Çocuk Şube Müdürlüğü, 18 yaş altı 450 çocuğa ulaştı. Bunların 36'sı alkol, 50'si sigara, 16'sı uçucu madde, beşi uyuşturucu kullanıyor. Kaçakçılık Şube Müdürlüğü verilerine göre 1994-2004 arasında 15-17 yaş arası 31 kişi eroin-esrar bulundurmak, içmek ve ticaretini yapmaktan yakalandı.

Göç yok, sokakta çocuk yok


Artvin: Sokak çocuğu sorunu olmayan nadir illerden. 18 yaş altı çocuklar sokakta çalışmıyor, uçucu madde kullanan çocuk yok. Geleneksel aile yapısının bozulmaması, ilin küçük olması nedeniyle herkesin birbirini tanıması, okuma-yazma oranı ve insanların kültür seviyesinin yüksek olması, sorunsuzluğun temel nedenleri arasında.

Elazığ-Malatya: 600 çocuk sokakta çalışıyor ya da çalıştırılıyor. Büyük bölümü çevre illerinden.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi verilerine göre, Diyarbakır kent merkezinde 28 bin çocuk sokakta çalışmaya zorlanıyor.

Kent merkezinde 12 bin madde bağımlısı çocuk bulunurken, eğitim gören 8 bin çocuk da aileleri tarafından çalıştırılıyor.

İHD Diyarbakır Şubesi önümüzdeki haftanın ‘Dünya Çocuklar Haftası’ olması nedeniyle yaptığı basın toplantısında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çocuğun profilini ortaya koydu. Çocuklarla ilgili hazırlanan raporu okuyan İHD Diyarbakır Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı avukat Muharrem Erbey, bölgede göç eden bir nüfusun çocuklarının yavaş yavaş sokaklarda yaşamaya başladığını dikkat çekti. Sokaktaki çocuğun kötü koşullarda çalıştırıldığının altını çizen Erbey, şunları söyledi: “Sokakta çalışan çocuk sayısında son 10 yılda korkunç bir artış meydana gelmiştir. Sokaktaki çocuklar risk altında çalıştırılmaya, suçla karşı karşıya bırakılmaya, suça itilmeye, önce sigara sonra bali/tiner gibi uçucu maddeleri kullanmaya başlamıştır.” Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2003 yılında 7 çocuğun mayınlardan dolayı hayatını kaybettiğini ve 21’inin de sakat kaldığını dil getiren Erbey, bölgede intiharla boğuşan çocukların gün gittikçe arttığını belirterek, “34 çocuk girdiği bulanım sonucu ihtihar etti. 8 çocuk faili meçhul saldırılara maruz kalıp hayatını kaybetti. 7 çocuk işkenceye maruz kaldı. 83 çocuk gözaltına alındı. 3 çocuk tehdit edildi, 5 çocuk kayboldu.” şeklinde konuştu.



İl Emniyet müdürlüğü Küçükleri koruma müdürlüğü 2003 yılında 2629 çocuk hakkında işlem yapmıştırBunlardan 459’u sokakta yaşamakta,135’i ise evden kaçmıştı.rÇocuklardan 989’u sigara,27’si alkol,81’i uçucu madde,30’u uyuştururcu,15’i hap kullanmaktadır.Çocuklarla ilgili, şahsa ve mala karşı suç işlenmiştir.Bunlardan %55’i hırsızlık,%33’ü kap kaç ve yankesicilikle ilgilidir

2004 yılı ilk 8 ayda 947 çocuk suça karışmıştır.Bunlardan 206’sı hırsızlık,15’i kapkaç ve yankesicilik,6’sı adam öldürme,10’u cinsel suçtur.

Diyarbakır Sosyal Hizmetler İl Müdürü Haydar İpek, kentte 16 bin çocuğun sokaklarda çalıştığını, bunlardan 2 bin kadarının madde bağımlısı olduğunu söyledi.

Bağımlı çocuklardan 104’ünün çeşitli suçlara karıştığı ortaya çıktı.

Valiliğe bağlı olarak sokak çocukları ile ilgili merkez olduğunu Diyarbakır’da gözlüyoruz.Sivil toplum örgütlerinin katkısını görmek de uygun olacaktır.Ancak şu olumlu olayı bölgemizde de görsek iyi olur.

Balıkesir Bizim Çocuklar Derneği sözcüsü Avukat Aydın Seyman derneğin 2002 yılı Ekim ayında başlayan düzenli ve yoğun bir şekilde devam eden bir dizi hazırlık toplantısı ve çalışması sonrasında 2003 yılının Mayıs ayında tüzüğünü oluşturarak çalışmalarına başladığını belirterek, yeni bir sivil toplum kuruluşu olarak önemli projeler ürettiklerini kaydetti.

Avukat Aydın Seyman Balıkesir Bizim Çocuklar Derneği olarak yürüttükleri faaliyetleri şöyle sıraladı: “İlimizde çocukların ve gençlerimizin acil sorunlarına müdahale edecek ve onları sokak ve suç ortamından uzak tutacak lojistik unsurların içerisinde yer alacağı bir Rehberlik ve Rehabilitasyon Merkezi kazandırmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Yeni kurulmuş bir dernek olmamıza rağmen Türkiye İş Kurumu Balıkesir İl İstihdam Kurulu Üyeliğine kabul edildik ve toplantılarında yer alarak hedef kitlemizdeki çocuklarımızın ve gençlerimizin de toplam istihdam içerisinde yer bulmaları için yapılan çalışmalarakatıldık. Yine bu konuda kamu oyunda var olan duyarlılığı geliştirmek ve bilinçlendirmek amacıyla eğitici bilgilendirici sunum ve toplantılar özellikle ilk ve orta öğretim kurumları ile aileler ve eğitimciler düzeyinde başlatılmıştır ve devam etmektedir. Bu çalışmalardan birisi de konusunun önde gelen uzmanlarından Doçent Doktor Hasan Yılmaz’ın ‘Mutluluktan Başarıya Aile İçi İletişim’ konulu konferanslarıdır.” Tüm toplumlarda olduğu gibi Balıkesir’de de önemli bir sosyal sorun olan okak çocuklarını topluma kazandırmak için yola çıktıklarını belirten Avukat Aydın Seyman, “Sorunlu suç ve suçluluk ile tanışmış uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sokak ortamını hayat alanı olarak seçen ve benimseyen örgün ve yaygın meslek eğitiminden yoksun olan işsizlik ve yoksulluk içerisinde olan çocukların ve gençlerin ilimizde ulaştığı boyutları ve neden oldukları sosyal sorun ve riskleri belirlemeye yönelik çalışmalar ve araştırmalar yaptık. Hedef kitlemiz arasından seçilen çocuklarımız ve gençlerimize ücret ve sosyal güvenlik destekli ve istihdam garantili meslek kursları ve beraberinde rehabilitasyon amaçlı rehberlik ve psikolojik danışmanlık destekli çalışmalarımızı başlattık ve halen devam ettirmekteyiz.”

Malatya Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yakup Güler, ilde yaptıkları araştırma sonucunda sokakta çalışan 372 çocuk tespit ettiklerini ve çocukların büyük bir bölümünün ekonomik sebeplerden dolayı göç etmiş ailelerin çocukları olduğunu ifade etti.
Sosyal Hizmetler İl Müdürü Güler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ekonomik nedenlerden dolayı Malatya'ya yaşanan göçün sokakta çalışan çocuk sayısını arttırdığını bildirdi. Malatya'da sokakta yaşayan çocuk olmadığını ifade eden Güler, ancak sokakta çalışan çocukların bulunduğunu kaydetti. Sokakta çalışan çocuklara yönelik olarak açtıkları 80. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi ile çalışan çocuklara ve ailelerine yardımcı olmaya çalıştıklarını aktaran Yakup Güler, "Yaptığımız araştırma sonucunda sokakta çalışan 372 çocuğun olduğunu tespit ettik, şimdi onlara devletimizin verdiği her türlü desteği sağlamaya çalışıyoruz" dedi. Güler ayrıca, ilde bin 373 özürlünün bulunduğunu belirlediklerini kaydederek, özürlülere yönelik olarak rehabilitasyon hizmetleri verilmesi için çalışma içerisinde olduklarını ifade etti.

Batman'da sokakta çalışan çocuk sayısı 1 yılda yüzde 100 arttı

Para kazanmak için aileleri tarafından sokağa salınan çocuklara sahip çıkılması istendi Son yıllarda köyden kente yoğun göç alan illerden biri olan Batman'da, göç olgusundan en çok etkilenenler çocuklar oldu. Son 1 yıl içerisinde Batman'da sokakta çalışan çocuk sayısında yüzde 100 artış gerçekleşti. Geçen yıl Batman'da sokakta çalışan çocuk sayısı 810 iken, aradan geçen bir yıl içinde bu rakam bin 600'e ulaştı. Yüzdeyüz arttı Batman'da sokaktaki çocuklar ile madde bağımlısı çocuklara destek hizmeti veren, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı 80. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi'nin yaptığı araştırmada, tarım ve sanayi alanları hariç, sokakta çalışan 6-18 yaş arası bin 600 çocuk tespit edilerek kayıtlara geçirildi. Gayrı resmi rakamların ise 2 bin 500'ü aşabileceği belirtiliyor. Hem okula giden hem de ailelerinin ihtiyacını karşılamak için çalışan çocukların büyük bölümü, Batman'a son yıllarda zorunlu göç eden ailelerin çocuklarından oluşuyor. Sokakta çalışan çocuklar, ailelerine bakmak zorunda olduklarını, bunu yaparken eğitimlerini ihmal etmemeye çalıştıklarını belirtiyorlar. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı Çocuk ve Gençlik Merkezi'nde yatılı hizmet verilemediği için madde bağımlısı çocuklar, mesai sonrası kaderleriyle baş başa kalıyor. Hizmet yeterli değil Sokak çocuklara eğitim, sağlık, kişisel bakım, temizlik ve diğer sosyal hizmetlerinin verildiği merkezde, çocukların okul ve aileleriyle yaşadıkları sorunların giderilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Madde bağımlısı çocukların sorunlarıyla ilgilenen merkez, personel yetersizliği ve fiziki koşullar nedeniyle yatılı hizmet veremediği için amacına ulaşamıyor. 1 sosyal hizmetler uzmanı, 1 hemşire, 1 usta öğretici ve 2 hizmetli olmak üzere 5 kişinin görevli olduğu Çocuk ve Gençlik Merkezi'nin hizmetlerinden yararlanan madde bağımlısı çocuklardan 14 yaşındaki Cihangir Çalışır, madde bağımlılığından vazgeçmek istediğini belirtirken, 17 yaşındaki Murat Akel ise okula gitmek istediğini dile getirdi. Yoğun göçün sokakta çalışan çocuk sayısında artışa neden olduğunu ifade eden Sosyal Hizmetler Uzmanı İnan Yıldırım, diğer bir etkenin ise çalışan çocuğun kazandığı paranın diğer çocukları özendirmesi, aileleri bu işe sevk etmesi olduğunun altını çizdi. Yıldırım, madde bağımlısı çocukların tedavisinde tıbbi ve sosyal rehabilitasyona ihtiyaç duyulduğunu, tıbbi rehabilitasyon alanında eksikliklerinin olması nedeniyle çalışmalardan istenilen sonucun alınamadığını açıkladı.